muhtesem yuzyil

gayet iyi bir dizidir. osmanlı tarihinde milyonlarca farklı dal vardır. bir dizi savaşı diğeri haremi anlatabilir ama hepsi birden anlatılamayacak kadar geniştir.

sevisme yasagi

beş vakte kadar yürürlüğe girecek yasaktır.

inci sozluk

içerisinde enteresan bir olay cereyan etmiş. sanırım bir kadın seks hikayelerini anlatmış. çok fazla sapkınmış hikayeleri. yazarlar kadına orospu falan diye atarlanmış, kadın umursamamış. fazla geçmeden de banlanmış ve yazdıkları silinmiş. kadın deliye dönmüş tabi, erkeklerin hikayeleri yazılabiliyorken kadınlara niye böyle muamele yapılıyor diye.

ben de facebookta inci sözlük duvarına bakarken buldum. şaşırdım iyice. nereye yazsam diye bulamadım karar verdim ki burda paylaşayım. kadın blog açmış, bu sefer inadına yazıyorum falan diyor. e tabi bize de sabunları hazırlamak düşüyor. *

http://fahiseninhikayeleri.blogspot.com/

loser bir hayat gecirmek

insanın bütün hayatı boyunca loser olması durumu. düşündürüyor bazen, hiçbir bok mu istediğin gibi gitmez diye. peki bütün hayatın boyunca kaybedeceğini bile bile yaşamak dğer mi diye falan düşünüyorsun.

sevdiğin kızla asla olamazsın, istediğin okulu bitirmedin, dolayısıyla istediğin işi yapamayacaksın, babandan 1 kuruş para kalmayacak, yapacağın iş tüm hayatın boyunca seni en fazla yaşatacak. ve en önemli kısım: istediğin kadar çabala asla ama asla hiçbir şeyi beceremiyorsun. istediğin hiçbir şey asla ama asla olmayacak.

şimdi bir insan hayatını böyle geçirecekse onun için yaşamanın anlamı nedir. sadece nefes almak için bütün gün çabalamanın ne anlamı var ki, nefes aldığın için çabalıyorsun, çabaladığın için nefes alıyorsun. kökünü kurut öyleyse ciao

baris ozbek

galatasaray, beşiktaş'ın yıllar önce yaptığı şeyi asla yapamayacaktır bu şımarık velede.

beşiktaş, rakibini aşağılayıcı ve provokatif hareket yaptığı için nouma'nın biletini hemen kesmişti. kolay değil, koskoca nouma. beşiktaş taraftarlarının tarihinde en çok bağırlarında bastığı futbolcuydu. ama futbol ahlakı bunu gerektiriyordu. böyle bir karaktersizliği beşiktaş camiası kaldıramazdı.

peki galatasaray bunu yapabilir mi? futbol ahlakını ayaklar altına alan bu adamın biletini kesebilecek kadar onurlu bir camia mıdır? tarihi şerefli 2. liklerle mi şerefsiz şampiyonluklarla mı doludur? işte sorumuzun cevabı da burdan geliyor. böyle ahlaksız bir futbolcu, bu ülkede yalnızca galatasaray'da forma giyebilir (büyük kulüp olarak).

26 mart 2010 ibb bursaspor maci

2-0 öne geçti ibb. ezik bursalılar ciddi ciddi şampiyon olacaklarını falan sandılar heralde.

ama itiraf edin inanmıştınız.

uludag sozluk

4 tane origami çocuğunun kontrolündeki peş para etmez bir platformdur.

bu platformda, sözlük kurallarına uygun başlıklar açmanız yetmez. çünkü aynı zamanda moderasyonun hoşuna giden entryler girmeniz gerekmektedir.

izmir'e faşist derseniz, atatürk'ü sevmiyorsanız, dinle ilgilenmiyorsanız ve tüm bunları sözlük kuralları çerçevesinde dile getiriyorsanız: bu sözlükte yaşayamazsınız.

sırf bunları yazdığım için 4 defa 15'er gün bir defa 10 gün çaylak yapıldım. en sonunda da bir güzel uçuruldum. sikimde mi? hayır. bana asıl koyan şey, ezik liselilerin formata uygun tek kelime yazamadığı bu platformda durup da, benim uçurulmam. hoş, 2 kelimeyi yanyana koyamayan ezik ismailin oluşumundan kim ne bekliyordu ki?

quest.net

emek vermeden para kazanmak isteyenlerin girmemesi gereken bir iştir. ama derseniz ki "ben öğrenciyim, hiçbir yerde iş bulamıyorum ve para kazanmama gerekli." hemen girmelisiniz bu işe. final haftaları kendinize tatil yaptırabilir, geniş arkadaş çevrenizi bu sisteme dahil edebilirsiniz. ve emin olun ki çalışan herkes bu işten para kazanır, zerre şüpheniz olmasın. ürünleri kalitelidir ancak açık konuşmak gerekirse ürünler umursanmamalı, sistem umursanmalıdır.

dediğim gibi, bu işe düzenli bir vakit ayırabilirim diyen herkes para kazanır. hatta altına araba bile çeker. vereceğiniz 600 doların karşılığında on binlerce dolar kazanırsınız. ama "ben çalışmıycam" derseniz bir kuruş para kazanamazsınız. açık ve net.

lafmacun org

yazmayı bıraktığım 1-2 aydan beri hiç değişmemiş sözlüktür ne yazık ki. sol frame hala yalnızca nickaltı yazılarıyla dolu.

bu kadar iyi niyetli bir sözlük kodlayıcısı ve diğer sözlüklere nispeten çok daha kaliteli moderasyonuna rağmen bu kadar kötü yazarlara sahip olması içler acısı.

okumadigi kitap hakkinda yorum yapabilen insanlar

midemi bulandırıyorlar.

mesela twilight. kitabı okumayı bırak filmini bile izlememiştir bu tipler. "işte bi tane vampir var, sevişiyo okula gidiyo. demek ki çok saçma çünkü vampirler aslında böyle şeyler yapmazlar." nerden biliyorsun amına koyim kaç tane vampir arkadaşın var da vampirin okula gidip insanlarla arkadaş olamayacağını biliyorsun? cem yılmaz'ın uzaylı karikatürü esprileri gibi bir şeysin lan sen.

hele bir de, okumadığı kitabı "anlatışı cin ali gibi. hiç akıcı değil." diye lanse edenler var ki, tutup sabahlara kadar döv. kitabın en önemli özelliği zaten içerisinde hiç aksiyon olmamasına karşın yağ gibi okunup gitmesidir, akıcılığıdır evladım. bir gün büyüyeceksin ve okumadıkların hakkında konuşmayacaksın bilorum.

kibariye nin annesinin guzellik yarismasina katilmasi

<bkz: velet esprileri>

turk ordusunun pkk karsisinda aciz kalmasi

<bkz: yersen>

ne de olsa eğer ki pkk olmazsa türk ordusunun varlık amacı kalmayacak. sonra paşalar, torunlarına 2şer tane yazlık satın alamayacaklar. çünkü silah ödeneği kesilecek. sonra silah sayısı azalınca ordu darbe yapacak bütçeyi bulamayacak felan.

en iyisi biz pkk yı bitirmeyelim, hem habire ödenek isteriz hem de paşalarımız daha rahat yaşar diye düşünmenin sonucu ortaya çıkan olaydır.

cirkin tipinin verdigi bunalimla sallayan raporsuz deliler

sağda solda avatarlarda resimlerini görüyoruz. çirkin ve silik tiplerinin onları asla bir sevgili sahibi yapamayacağı için sürekli olarak güzel kızlara sallayıp duruyorlar. yok bilmem hangi şehrin hepsi kaşarmış, yok kerhane yuvasıymış yok bi gitsem alayını mikermişim bla bla bla. içlerindeki psikolojik çöküntü onları delirtmiştir ancak raporları henüz yoktur.

en kısa zamanda ülkeden tasfiye edilmeleri gerekmektedir. ellerinden başka sevgilileri olmayan tipler bu ülke için büyük tehlikedir. tecavüzcüsü de sübyancısı da bunların içerisinden çıkıyor şayet.

onune geleni sozluge aliyorlar anasini satayim

geçen gün arkadaşlarla starbucks'ta konuşurken ağzımdan dökülen vecize. gerçekten de herkesi sözlüğe alıyorlar. mesela bakıyorum, adam hayatında okumadığı kitaplarla ilgili edebi yorumlar yapabiliyor. diğeri hiç izlemediği bir filmi yerden yere vurup bir başkası hiç bilmediği bir düşünceye sallayabiliyor.

hiç bilmeyip de çok konuşandan korkacaksın vallahi.

twilight

hayatında okumamış sikiklerin film yerine kitabına bok attığı eser. kitabı, filmindeki gibi düz ve yüzeysel değil, aksine son derece iyi işlenmiştir. madem okumamışsın konuşma ki kendini rezil etme evladım. ağzı olan konuşuyor memlekette.

facebook ta deli gibi cem garipoglu nu destekleyen dilberler

<bkz: dilber görmemiş adamın wdnc özentiliği yüzünden dilberli başlık açması>

11 kasim 2011

(caps lock)arkadaşlar nolursunuz bu maili forwardlayın atamıza küfür ediyorlar!!!!!!111111111

gibi bir gün işte.

bilimin kuran i reddetmesi

<bkz: din ile bilim çatışmak zorundadır>

insani yerinden hoplatan surprizler

yer yer insanı güldüren ve güzel bir eylencenin başlangıcını sağlayan süprüzlerdir.

birkaç ay önce bebeyimle beraber "bizim pastamız" isimli bir pasta icat etmek için mutfağa girdik ve random malzemelerle denemeler yaptık. sonra bebeyim bir anda arkamdan dolanıp burnuma elindeki krem şantiyle "pıt" yaptı. şaşırmıştım ve şoke olmuştu. ben de elimdeki kakao sosu üstüne doğru sıkmaya başladım, o da ordan aldığı frambuazları tepemden boşalttı ve mutfakta ne var ne yoksa birbirimize atıp sevişmeye başladık.

ertesi gün temizlik şirketini çağırıp her tarafı temizlettim ama bebeyim mutfağın dizaynını değiştirmek istediğini söyledi. keşke önceden söyleseydin bebeyim boş yere vakit kaybettik temizlikle uğraşarak.

insanin biriciginin hasta olmasi

bir insanın başına gelebilecek en kötü birkaç şeyden biridir. biriciğiniz, sweetie'niz bir sabah uyandığınızda hasta olmuştur. burnu pempeleşmiş, dudakları kıpkırmızı olmuştur. bembeyaz yüzünün yerini pempemsi yanaklar almıştır.

dün sabah uyandığımda karşılaştığım manzara buydu. bir gün 40 derece sıcakta çölün ortasındayken, ertesi gün iskandinavya'da olmamız sonucu başımıza gelmişti bu olay. şoklama gibi bir adı vardı, tam hatırlayamadım ama doktorun o ürkütücü cümlesi hala aklımda "bağışıklık sistemi ani ısı değişimleri yüzünden zayıflamış." dünya adeta başıma yıkıldı, hemen bebeyimi kucaklayıp ona çılgınlar gibi bakmaya başladım.

iyileşmesi için alt dudak, üst dudak verdim tabi gerekli ilaçları verdiktan sonra. bebeyim yatakta kanadı kırık bir bıldırcın gibiyken benim iyi olmamı nasıl beklersiniz? ben de olduğum yere yığıldım ve depresyona girdim adeta. bebeyim, umarım iyileşirsin artık seni çok özledim, sana bir şey olursa dayanamam ben.